Merhaba, tüm bu olanlardan önce yaptığım küçük alışverişlerin fotoğraflarını çekmiştim, bir şeyler daha alıp öyle paylaşayım diye düşünürken... Sonrasında hiçbirimizin canı bir şey yazmak istemedi. Ama biliyorum ki burası beni ve diğer blog yazarlarını ayakta tutan yerlerden. Bu sebeple bir şeyler yazmaya karar verdim. Ürün tanıtımı, karşılaştırma ya da bitenler postu yazacak kadar aklımı toparlayamııyorum. Son bir kaç gün içerisinde alışveriş de yaptığımdan bir yazı yazmayla bloga acı bir aradan sonra geri dönmeye karar veriyorum. Eğer yazılar tutuk olursa, şimdiden özür dilerim.
Gratis;
French maniküre karşı oluşan yarı zamanlı ilgimden dolayı
Essence French Manicure Tip Guides tırnak bandını ve aynı markanın
Tip Painter 01 Pure White isimli ince fırçalı ojesini aldım.
Listemde olan ama bulamadığım
Essence All About Cupcake rujunu aldım, aşık olmadığım sürece ruj almayacağım bir süre. Ve ten rengi farlara olan aşkımdan dolayı Mac 'in Brule isimli farıyla kıyaslanan
Wet & Wild Brulee 'yi aldım.
Tırnak Bandı: 3,75 TL
Oje: 5,50 TL
Ruj: 7,30 TL
Far: 6,50 TL
Gratis;
Leflef Ayakkabı Parlatıcı Süngeri arkadaşıma aldık. Fiyatı: 1 TL
Cevahir Gratis 'te
Demeter 'e ait kocaman iki stand görünce neredeyse tüm hepsini tek tek kokladım. Ve sonunda
Doğum Günü Pastası ( günün anlam ve öneminin etkisiyle) ve
Espressoyu ( bir fıs kokuyla anında uyanmak garantili!) aldım. Tanesi 11,10 TL
Wet n Wild Oje Gray 's Anatomy ise aslında hiç aklımda olmayan bir şeydi ama standın başında durup googleladığımda dikkatimi çekti ve ben de hemen sepetime attım. Swatchları görmek için buraya
tık tık. Fiyatı 8,50 TL
Yanımda ıslak mendil olmadığı için ve yine ellerimi bir standda rengarenk boyadığımdan
Benri Islak Cep Mendilini aldım. Fiyatı: 0,75 TL
Migros;
Migros indirimden aldığım iki şeyden biri hakkında güzel yorumlar okuduğum
Neutrogena Deep Clean Makyaj Temizleme Mendili ve Önceki alışveriş yazımda da denemek istediğimi belirttiğim
Diadermine Arındırıcı T Bölgesi Bantları. Maalesef fiyatlarını hatırlamıyorum ama gayet uyguna geldiler.
Prenses ve H&M;
Küpelerden pembe olanı çok sık kullanıyorum ve neredeyse her ay bir tanesinin taşı düştüğü için Prenses Bijuteriye uğramam gerekiyor. Üçlü ya da dörtlü şekilde satılıyor.
H&M 'in kıyafet tarzını beğenmediğimi daha önce belirtmiştim ama aksesuarları hoşuma gidiyor. Öncelikle bilekliği gördüm ve aldım daha sonra ikili kolye seti dikkatimi çekti.
Küpeler; 6 TL
Bileklik; 6,95 TL
İkili kolye 16,95
Bakırköy 'de şirin bir dükkan ve Tantitoni:
Cupcakelere bayılıyorum! İlk gördüğünüz
pembe kremalı cupcakei bir takı dükkanında gördüm, aslında kendisi bir kumbara ama ben taşındığımızda yeni odamı süslemek için aldım kendisini. Evet, şu an yaşadığım yer hem şehir merkezine hem de üniversitemin kampüsüne çok uzak ve ben okulda yeni sorumluluklar almaya başladığım zaman artık günün dört saatini yolda harcamak zorunda kalmak bana çok zor gelecek. Kimseye bahsetmiyor olsam da şimdi bile herkes yeni uyanırken ben öğle yemeğine hazırlanıyorum ve diğerleri evine varmış çoktan rahatlamışken ben eve daha yeni girmiş oluyorum. Hafta sonu tatilleri asla yetmiyor. Dışarı çıkmak istemiyorum. Neyse, kimseye anlatmadığım şeylerle burada kafa açmam sizlere haksızlık. Umarım okıluma yakın olacak yeni odamı, dolayısıyla yeni evimizi severim.
Çok uzattım! Yandaki
Silikon Pembe Cupcake Şekilli Fırın Eldiveni ise bir anlık dayanamamam sonucunda alındı. Sanırım asırlar sonra beyaz atlı prenslerden biri beni evliliğe ikna edeceği zamana kadar annemin çeyiz dediği şeye kaldıracağım.
Kumbara ve Silikon Fırın Eldiveninin her biri 12 TL
Tepe Home;
İşte bunlar hep vloggerların doldurması! Youtube da güzellik kanallarında zaman geçirdikçe yıllar önce neredeyse çocukken başlayıp biten mum aşkımı yeniden canlandı. Ancak ben vanilyalı, baharatlı kokulardan hoşlanmıyorum. Daha taze ve temiz kokuları seviyorum. Nihayet bir Tepe Home 'a denk geldim de
Yankee Candle 'ın başında uzun bir zaman harcadım. Baby Powder, Sun & Sand ve Thinking of You ve
Turquoise Sky arasında kaldım ve renginin de beni etkilemesine izin vererek ilk alacağıma karar verdim. Bu da paketine geri sarılıp yeni evde kullanılmayı bekleyecek.
%30 İndirimle 20,30 TL
Media Markt;
Accesorize dan aldığım cupcake li kulaklığım bozulduğunda ben de sezonun favori renklerinden biri olan bu pembe kulaklığı aldım. Umarım uzun ömürlü olur. Fiyatı: 50 TL
Gratis ve Golden Rose Standı;
Wet & Wild 'dan almak istediğim bir tek palet vardı (şimdilik),
Sweet as Candy. Fiyatını hatırlamıyorum.
Matlaştırıcı bir cilaya ihtiyacım vardı ve seçimimi
Golden Rose Matte Top Coat 'dan yana yaptım. Fiyatı: 5,50 TL
Yves Rocher ve Süvari;
Yves Rocher ile aramız pek iyi değil ancak tek bir ürün daha alarak bu yıl için roll on - deo stick ihtiyaçlarımı kapatmaya karar verdim. Ve hem hoş kokusu hem de alüminyum içermemesiyle
Yves Rocher Roll on Laos Nilüferi, neden olmasın diyerek aldığım bir ürün oldu.
Bir arkadaşıma hediye bakmak için girdiğim Süvari Kozmetik 'ten daha önce hiçbir ürününü kullanmadığım
Elite markasının rengine bayılarak
Waterproof Eyeliner 212 'yi aldım. Merak eden falan varsa söyleyeyim, waterprooflukla yakından uzaktan alakası yok.
Roll on:10,90 TL
Göz Kalemi: 4-5 TL
Avon;
Avon Planet Spa Sweet Sensuality sıcak bir kış kokusu,şimdilik kenarda duracak. Fiyatı: 9,90 TL
Avon Solutions Boyun ve Dekolte Bölgesi için Spf15 Korumalı Krem ise öylesine aldığım bir ürün oldu. Fiyatı : 20 TL
Sanırım kataloğu boş çevirmek istemedim ve denemek için bir şeyler aldım. Ama bu ayki kataloğu pas geçtim, hiçbir şey dikkatimi çekmedi.
Benim aldıklarım bunlardı. Moralim o kadar kötü ki, ne yapacağımı bilmiyorum. Yapmam gereken şeyler varken, ruhsal ve duygusal bir bunalımdayım. Bazen bazı insanlara gereğinden fazla değer verirsiniz ve o dostunuz (!) açık bir şekilde belli eder ki siz onun sıradan bir arkadaşısınızdır. Siz oradasınızdır ama o siz yokmuş gibi davranır. Aslında ağzından çıkan tek şey sizin nasıl onun en yakın arkadaşı olduğunuza dair laflardır ancak hareketleri onun sizi onaylamadığı, aslında hayallerindeki arkadaşlığın başkalarında gizli olduğunu sizin sadece telafi ödülü gibi bir şey olduğunuzu görürsünüz.
Önce Soma 'daki facia sonra da doğum günümü kutlamayı erteledikten sonra en yakın dostum diyebileceğim, yıllardır en önemli sıraya koyduğum insandan yediğim tekme ve tüm birlikte geçirdiğimiz süre boyunca aslında bana gram saygı duymaması, sorsanız arsız arsız yalanlamaya çalışacak olması. İnanın ne yüzüne bakabilirim ne de sesine ve yazacaklarına tahammül edebilirim. Blogum, ailem ve kitaplar olmasaydı kafayı yiyebilirdim.
Şimdi şöyle sakinleştirici bir duş alıp hayatın karmaşasıyla boğuşmaya hazırlanabilirim. Ancak bir kişi eksik olarak. Hepinize güzel ve etrafınızda soytarılıktan uzak doğru insanların olduğu günler dilerim. Bir sonraki yazıya kadar kendinize cici bakın...